Girişimci; belirli bir getiri sağlamak için risk alan, üretim faktörlerini bir araya getirerek yenilik yapma sorumluluğu olan kişidir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türk Girişimci Kadınların Emeğini Dünyayla Buluşturdu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, girişimci kadınların dijitalleşme yoluyla ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik vizyonunu Birleşmiş Milletler 70. Kadının Statüsü Komisyonu (KSK70) kapsamında New York’ta düzenlenen etkinliklerde paylaştı. New York Türkevi’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar organizasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından girişimci kadınların ürünleriyle hazırlanan özel iftar menüsü sunulurken, Anadolu’nun üretim mirasını yansıtan üç günlük özel sergi uluslararası heyetlerin ziyaretine açıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada’nın birlikte yürüttüğü “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” ve Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programları kapsamında kadın girişimciliğinin ve kadınların güçlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalar ABD’de tanıtıldı.
ABD temasları çerçevesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada tarafından Türkevi’nde bir iftar organizasyonu düzenlendi. İftara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in yanı sıra Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, yabancı bakanlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve ABD’deki iş dünyasından Türk kadın temsilciler de katıldı.
Girişimci Kadınların Ürünleriyle Hazırlanan Özel Menü
Etkinlik kapsamında düzenlenen iftar programında sunulan lezzetler, Hepsiburada aracılığıyla dijitalleşen girişimci kadınların ürettiği yöresel ürünlerle hazırlandı. Hatay’ın baharatlarından Manisa’nın zeytinyağına, Bursa’nın zeytininden Gaziantep’in fıstığına kadar uzanan, on beş girişimci kadın ve kadın kooperatifine ait yirmi üç ürün iftar için Türkiye’den ABD’ye ulaştırılarak menüde yer aldı. Menüde ürünleri bulunan girişimci kadınlar, video gösterimiyle konuklara seslenerek ürünlerini tanıtarak mesajlarını iletti; Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını kendi başarı hikâyeleriyle örneklendirdi.
Girişimci Kadınların Ürünleri, “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” Sergisiyle New York’ta
BM 70.KSK kapsamında New York’ta ayrıca “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” başlıklı bir sergi açıldı. Türkevi’nde üç gün boyunca ziyarete açık olan serginin açılışını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin gerçekleştirdi.
Sergi, Anadolu’nun değerlerini dört temel hikâye üzerinden sundu: Çini, kilim ve dokumalarla Anadolu’nun kültürel hafızasını yansıtan “Miras ve Bellek”, giyim, ipek fular ve çanta gibi modern tasarımlarla zanaatı geleceğe taşıyan “Zamansız Tasarımlar”, doğadan ilham alan ve sürdürülebilir ürünleri içeren “Doğanın Şifası” ve Hatay kömbesinden, zeytinlere lokumlara ve çikolatalara uzanan seçkisiyle mutfak kültürümüzün zenginliğini yansıtan “Anadolu Sofrası & Gelecek”.
Bu geniş seçki, Anadolu’nun kadim üretim kültürünü ve kadın emeğinin e-ticaret yoluyla ekonomik değere dönüşümünü küresel bir platformda görünür kıldı.
Nasdaq’tan Sergi ve Girişimci Kadınlara Kutlama
Hepsiburada’nın girişimci kadınları destekleyen çalışmaları ve KSK70 kapsamındaki etkinlikleri, New York’un sembol noktalarından Times Meydanı’nda bulunan Nasdaq kulesine taşındı. Yayınlanan özel duyuru ile Türkevi’nde gerçekleştirilen “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisi ve “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” projesi Hepsiburada ve Türk bayrağı görselleriyle küresel ölçekte görünürlük kazandı ve Nasdaq tarafından tebrik edildi. Nasdaq’ın yayımladığı mesajda, “Nasdaq, Köklerden Geleceğe Sergisini ve Hepsiburada ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından güçlendirilen girişimci kadınları kutluyor.” ifadesi yer aldı.
Dünya teknoloji borsası Nasdaq’ta yer alan Türkiye’den ilk ve tek şirket olan Hepsiburada, bu görünürlükle Türkiye’den çıkan girişimci kadın markalarının uluslararası platformlarda temsil edilmesine katkı sağlayarak, Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını küresel ölçekte duyurdu.
"Daha ilk yılda 10 bin kadın girişimcimizi destekledik"
Bakan Göktaş, konuşmasında kadın girişimciliğinin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Kadınların güçlenmesinde en kritik eşik, “başlama cesareti” kadar “devam edebilme kapasitesi”dir. Bugün pek çok kadın; fikir, beceri, emek sahibi. Ancak pazara girişte ve pazarda tutunmada önlerine çıkan pratik engeller var. Bu anlamda Hepsiburada ile iş birliğimizi, sahaya etki eden bir kalkınma mekanizması gibi görüyoruz. Hepsiburada ile yürüttüğümüz özel programlarla kadınların işlerini büyütmelerine ve dijital pazarda daha hızlı güç kazanmalarına destek oluyoruz. Bu iş birliğiyle, daha ilk yılda 10 bin kadın girişimcimizi destekledik. Hepsiburada’ya, kadın girişimciliğine dönük uzun soluklu yaklaşımı ve sahaya dokunan çözümleri için teşekkür ediyorum. Bu inançla, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadınların her alanda güçlenmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin ise konuşmasında, girişimci kadınların, bulundukları bölgelerde ekonomik ve sosyal dönüşümün öncüsü olduğunu belirterek, "Dijitalleşme, yerelde üretilen değerin küresel pazarlara ulaşmasını mümkün kılıyor. Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programımızla bugüne kadar 70 binden fazla kadına ulaştık; 7 bin 500 girişimci kadın kendi markasını kurdu. “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisindeki her bir parça, Anadolu'nun köklerinden gelen ustalığı, hafızayı ve kadınların emeğini temsil ediyor. Kadın emeğinin, teknolojinin gücüyle birleşerek küresel sahnelerde böylesine güçlü bir yankı bulması, 2030 yılına kadar 120 bin girişimci kadını ekonomiye kazandırma hedefimize olan inancımızı ve sorumluluğumuzu daha da pekiştiriyor. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığı bir gelecek vizyonuyla, Türkiye'deki girişimci kadınların ürünlerinin küresel birer değer önerisine dönüşme serüvenine yol arkadaşlığı etmekten mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Göktaş, "Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni"nde konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadın girişimci, üretime yeni bir bakış getirirken, çoğu zaman yanında bir sosyal etkiyi de taşır. Mahallesine iş, ailesine güven olur. Çevresine rol model olur. Kadınların ekonomiye katılımı verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir, yeni pazarların kapısını aralar." dedi
İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni"nde konuşan Göktaş, 2021 yılından bugüne başarıyla yürütülen Üreten Kadınlar Projesi'nin kadın girişimcilerin üretim gücünü yükseltirken finansmana erişimini de kolaylaştırdığını, bu sayede kadınların ekonomik hayata daha güçlü bir katılım sağladıklarını belirtti.
Göktaş, bu projenin aynı zamanda bir dayanışma hareketi olduğuna dikkati çekerek, "Bunun yanı sıra sunduğu pazara erişim desteğiyle birlikte, daha fazla kadına ulaşarak ömür verdiği bir ekosistem inşa ediyor. Proje kapsamında yeni girişimleri ödüllendirerek, güçlü bir motivasyon zemini oluşturuyor. Bu yıl 5'incisi gerçekleştirilen ödül töreniyle de kadın girişimcilerimizin başarılarını görünür kılıyor. Bu vesileyle kendi hayallerini ve fikirlerini gerçeğe dönüştüren tüm kadın girişimcilerimizi kutluyorum." diye konuştu.
Girişimciliğin yalnızca bir iş kurma meselesi olmadığını vurgulayan Göktaş, bunun yerel bir fikri küresel değere dönüştüren, istihdamı artıran ve üretimi çeşitlendiren bir kalkınma aracı olduğunun altını çizdi.
"Kadınların ekonomiye katılımı, verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir"
Bakan Göktaş, kadın girişimciliğinin önemine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Bu tabloda kadınların yeri ise stratejiktir. Çünkü kadın girişimci, üretime yeni bir bakış getirirken, çoğu zaman yanında bir sosyal etkiyi de taşır. Mahallesine iş, ailesine güven olur. Çevresine rol model olur. Kadınların ekonomiye katılımı verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir, yeni pazarların kapısını aralar. En önemlisi, fırsatların adil dağıldığı bir toplum düzenini güçlendirir. Türkiye ise girişimcilik açısından son derece önemli bir potansiyele sahip. İnsan kaynağımız, yerli üretim kültürümüz, coğrafi avantajımız ve dijitalleşmenin sağladığı yeni kanallar, Anadolu'nun dört bir yanında yeni markaların doğmasına imkan veriyor. Artık bir atölyeden çıkan ürün, doğru destekle e-ticarette dünyanın dört bir yanındaki müşterisine ulaşıyor. Bir kooperatifin emeği, nitelikli ambalaj ve markalaşmayla ihracat raflarında yer buluyor. Tam da bu nedenle, finansman, mentorluk, pazara erişim, dijital yetkinlik ve ağlara dahil olma gibi başlıklarda atılan her adım, kadın girişimcilerimiz için doğrudan büyümeye dönüşüyor."
Kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen her çalışmayı, sosyal politikaların temel bir parçası olarak gördüklerini anlatan Göktaş, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine yürürken kadınların emeğini üretime, girişimciliğe ve istihdama taşıyan her adımı, daha güçlü aile ve daha dirençli toplum için stratejik bir yatırım olarak gördüklerini bildirdi.
Bakan Göktaş, kadınların güçlenmesine yönelik politikalarının arkasındaki kararlı iradenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve vizyonu olduğuna değindi.
Kurumlarla eğitim, mentörlük, finansman ve pazarlama başta olmak üzere çok yönlü destekler sunduklarını, yerelde paydaşlarıyla işbirliklerini arttırarak kadınların üretime katılımını kolaylaştıran modelleri yaygınlaştırdıklarını aktaran Göktaş, Halkbank'ın katkılarıyla ekim ayında hayata geçirilen "Yükselen Kadınlar Programı"nın kadın girişimcilere yeni fırsatlar sunduğunu söyledi.
Programın önemli ayaklarından biri olan "Girişimcilik Eğitim Tırı"yla iş fikrini geliştirmek isteyen kadınlara doğrudan ulaştıklarını belirten Göktaş, destek verdikleri 1319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırdıklarını ve kadın emeğini pazara taşıdıklarını dile getirdi.
Tüm destek ve teşvikleri tek çatı altında topladıkları dijital platformla başvuruları kolaylaştırdıklarını anlatan Göktaş, Hepsiburada işbirliğiyle e-ticarete adım atmak ve işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim ve rehberlik sunduklarını kaydetti.
Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla birlikte yürütülen "Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı" kapsamında çevre dostu iş fikirleri geliştiren kadınları desteklediklerini, "Kadınlar için Enerji Okulu"yla kadınları enerji sektöründe aktif hale getirdiklerini belirtti.
Geçen yıl kadın girişimcilerin ödüllerini Emine Erdoğan'ın elinden aldığı bu törenin yalnızca bir kutlama programı olmadığını, cesaretin, emeğin ve kararlılığın görünür hale gelmesi anlamı taşıdığını ifade eden Göktaş, girişimci kadınların hikayelerinin Türkiye'nin her şehrinde işini geliştirmek isteyen kadınlara ve genç kızlara ilham verdiğini dile getirdi.
Göktaş, "Aile ve Nüfus 10 Yılı" kapsamında da bu çalışmaları sürdüreceklerini ve kadınlar ile ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, "Üreten Kadınlar Yarışması"nın değerli jürisine ve emeği geçen herkese teşekkür etti.
Bakanımız Göktaş, "GCIP Türkiye 2025 Hızlandırıcı Programı Ödül Töreni"nde konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, yürüttükleri çalışmalar neticesinde 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardıklarını belirterek, "Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor: 'Oyunları yasaklayacak mısınız?' Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok." dedi
Bakan Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın da katılımıyla TÜBİTAK Feza Gürsey Konferans Salonu'nda düzenlenen Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) Türkiye 2025 Hızlandırıcı Programı Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, bugünün "Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü" olduğunu anımsattı.
Ödül törenini bugün gerçekleştirerek bilime, teknolojiye ve girişimciliğe emek veren kadınların başarılarını daha da görünür kıldıklarını vurgulayan Göktaş, azmi, kararlılığı ve üretkenliğiyle ülkeye değer katan tüm kadınları tebrik ederek, ödül alan tüm kadın girişimcilere başarılar diledi.
Göktaş, günümüz dünyasında, enerjiden ulaşıma, sanayiden tarıma kadar her alanda üretimin dilinin değiştiğine şahitlik ettiklerini, bu büyük dönüşümün merkezinde ise temiz, yenilikçi ve çevreyle uyumlu teknolojiler olduğunu ifade etti.
Temiz teknolojilerin artık ekonomide oyunu kuran alanlardan biri olduğuna dikkati çeken Göktaş, "Büyümeyi kalıcı kılar, rekabeti güçlendirir, yaşam kalitesini yükseltir. Yeni istihdam kapıları açar, enerji ve kaynak kullanımında verimliliği artırarak dışa bağımlılığı düşürür. Yerli ve milli teknolojilerin gelişimini hızlandırır. Bu süreçte etkili olan asıl güç ise girişimciliktir." diye konuştu.
Bakan Göktaş, bu dönüşümün hız kazanmasının cesaretle risk alan, yenilikçi bakışıyla ezber bozan, fikrini ürüne dönüştüren kadın girişimcilerin varlığıyla mümkün olduğunu, temiz teknoloji alanında kadınların daha güçlü ve daha etkili biçimde yer almasını stratejik bir öncelik olarak gördüklerini söyledi.
Kadınların bu alanda bilgi ve emeğinin büyümesinin dönüşümün hızını da kalıcılığını da artıracağına inandıklarını kaydeden Göktaş, "İşte bu hedef doğrultusunda Bakanlık olarak, kadınların her alanda önünü açan ve liderlik etmelerini destekleyen kapsamlı politikalar hayata geçiriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade, bugün kadın politikalarını Türkiye'nin kalkınma gündeminin merkezine yerleştirmiş durumda." ifadelerini kullandı.
Göktaş, "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"nın kadınlara ihtiyaç duyduğu imkanlara erişimi sistemli hale getiren bir zemin olduğuna dikkati çekerek, geçtiğimiz yıl 8 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları" oluşturarak yeni bir dönemi başlattıklarını anımsattı.
Bu genelgeyle kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünü artıracak politikaları, kurumlar arası koordinasyonla her ilde daha etkin biçimde uygulamaya koyduklarını aktaran Göktaş, Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısını temmuz ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın da katılımıyla gerçekleştirdiklerini belirtti.
Göktaş, kurul ile kadınların güçlenmesine yönelik çalışmaları daha derinlikli ve sonuç odaklı ilerletmek için 5 tematik başlıkta alt komiteler kurdukları bilgisini paylaşarak, "STEM alanlarında Kız Çocukları ve Kadınların Güçlenmesi, bu alt komitelerden biridir. Bu kapsamda, STEM elçilerinin belirlenmesi ile bilim merkezlerine kız öğrencilerin katılımının teşviki alanlarında uygulama önerileri geliştirdik." dedi.
Bu çalışmalarla hedeflerinin, kız çocuklarının ve kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında fırsatlara eşit biçimde erişmesini sağlamak olduğunu söyleyen Göktaş, bu vizyonunun somut örneklerinden birinin de Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi olduğunu aktardı.
Göktaş, 2016'dan beri yürüttükleri bu projeyle, mühendislik fakültelerinde okuyan başarılı kız öğrencilerine özel sektör işbirliğiyle burs ve staj imkanı sunduklarını ve bugüne kadar 1864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduklarını söyledi.
Bu çabanın, gençlerin cesaretini büyüten ve onları küresel ölçekte rekabetçi kılan kalıcı sonuçlar üreteceğine inandıklarını vurgulayan Göktaş, bugün gençlerin bir fikri sadece hayal etmekle kalmadığını, onu veriyle beslediğini, teknolojiyle geliştirdiğini ve girişime dönüştürerek dünyaya açtığını belirtti.
"Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok"
Çocuklara ve gençlere daha güvenli bir dijital ortam sunmayı amaçlayan sosyal medya düzenlemesine de değinen Göktaş, artık sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı değil, çocukların psikososyal gelişimini doğrudan etkileyen güçlü bir ekosistem haline geldiğine, bugün birçok ülkenin, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi ve kapsamlı tedbirler aldığına dikkati çekti.
Göktaş, ülkelerine özgü, dengeli ve uygulanabilir bir model geliştirmek amacıyla bir yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürüttüklerini, bu kapsamda küresel örnekleri, özellikle İngiltere ve Avustralya'daki gelişmiş düzenlemeleri detaylı şekilde incelediklerini belirtti.
Sivil toplum kuruluşlarıyla, sosyal medya platformlarının temsilcileriyle, ailelerle, çocuklarla düzenli istişareler gerçekleştirdiklerini vurgulayan Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
"Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardık. Nitekim benzer şekilde pek çok ülke de bu alanda somut adımlar atmaya başlamış durumda. Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor: 'Oyunları yasaklayacak mısınız?' Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız. "
Göktaş, Türkiye'de faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı oyun platformlarında, ulaşılabilir bir yasal temsilciyle kullanıcı haklarını koruyan bir sisteme geçmek istediklerini, oyunların hangi yaş grubuna uygun olduğunun önceden derecelendirilerek sunulmasını da önemsediklerini ifade etti.
Bir sorunla karşılaşıldığında, muhatabı belli, süreci hızlı ve sonuç alıcı bir düzen kurulmasını istediklerini aktaran Göktaş, "Bazı çevrelerin bu hassas konuyu 'yasak geliyor' diye sunmasını doğru bulmuyoruz. Gençlerin kaygıları üzerinden algı oluşturulmasına da izin vermeyeceğiz." dedi.
Göktaş, kadının potansiyelini görünür kılan her adımı, kalkınmanın yereldeki karşılığını büyüten güçlü bir hamle olarak gördüklerini, kamu kurumlarında ve özel sektör işbirlikleriyle eğitimden mentörlüğe, finansal destekten profesyonel gelişime uzanan kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile 81 ilde kadın girişimcileri destekleyen çalışmalar yürüttüklerini aktaran Göktaş, Yükselen Kadınlar Programı kapsamında 7 bölgede buluşmalar gerçekleştirerek, yerelden ulusala ve uluslararasına uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturduklarını söyledi.
Göktaş, öte yandan bu programın önemli bir ayağı olan Girişimcilik Eğitim Tırı ile Karadeniz Bölgesi'nden başlayarak 9 ilde 1000'e yakın kadına ulaştıklarını, bunun yanı sıra kurulmasına destek oldukları 1319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırdıklarını, kadın emeğini pazara daha güçlü biçimde sunduklarını ifade etti.
"Kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarımızı sürdüreceğiz"
Öte yandan, "kadingirisimci.gov.tr" platformuyla tüm destek ve teşvikleri bir araya getirdiklerini anımsatan Göktaş, "Hepsiburada ile işbirliğimizde e-ticarete adım atmak, işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik. Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programıyla yaklaşık 800 kadının STEM alanında eğitim almasını sağladık. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için Kadınlar için Enerji Okulunu hayata geçirdik." diye konuştu.
Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.
Temiz teknolojilerde rekabetin sadece yenilik hızında değil. dayanıklılıkta ve süreklilikte de yaşandığını belirten Göktaş, kadın girişimcilerin tam da bu noktada fark oluşturduğunu, disiplinli yönetim anlayışlarıyla, işbirliğine açık yaklaşımlarıyla, toplumsal faydayı gözeten kararlarıyla çözümleri büyüttüğünü, etkisi ölçülebilir, sürdürülebilir modeller ortaya koyduğunu ifade etti.
Göktaş, GCIP 2024 Türkiye Hızlandırıcısı döneminde kadınlara iş fikirlerini bir üst aşamaya taşımaları için desteklerini sunduklarını, 2025'te de temiz teknolojide kadın girişimcilerin yolunu açan bir programı yürüttüklerini söyledi.
"Toplumsal Etkide Öncü", "Yenilikçi", "En İyi Gelişim Gösteren" ve "Genç Kadın Girişimci" kategorilerinde Bakanlığın özel ödüllerini takdim edeceklerini aktaran Göktaş, şunları kaydetti:
"Bugün ödüllerini takdim edeceğimiz girişimler, bir fikrin nasıl değer ürettiğini, nasıl istihdam doğurduğunu, nasıl ihracat potansiyeline dönüştüğünü gösteren somut örneklerdir. Her bir başarı, başka bir kadının kapısını aralayan güçlü bir işarettir. Kız çocuklarına 'bilim de benim, teknoloji de benim, girişimcilik de benim' dedirten en etkili motivasyon, işte bu görünür başarı hikayeleridir. Temiz teknoloji alanında çalışan tüm kadın girişimcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."
Bakanımız Göktaş "Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" eğitim programında konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'de kadınların girişimciliğe yön verdiğini belirterek, "Şimdi hedef, daha fazla işletmeyi büyüten, işverenliğe taşıyan ve pazara daha güçlü bağlayan adımları hızlandırmak." dedi
Göktaş, Bakanlık olarak Türkiye Halk Bankası işbirliğinde Antalya'nın Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde düzenledikleri "Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" eğitim programında, kadın emeğini, cesaretini ve geleceğe olan inancını büyütmek için bir arada olduklarını söyledi.
Antalya'nın tarımıyla, turizmiyle, girişimcilik ruhuyla ve üreten kadınlarıyla Türkiye'nin yükselen şehirlerinden biri olduğunu anlatan Göktaş, "Serada alın teri döken kadından, turizmde emek veren, kooperatiflerde üreten, iş kuran, istihdam sağlayan kadınlara kadar her biri bu şehrin kalkınmasının asli aktörüdür. Bu anlamda biz, 'Yükselen Kadınlar' derken sadece bireysel başarıyı değil, birbirini güçlendiren ve dayanışma içinde olan kadınları kastediyoruz." diye konuştu.
Göktaş, program kapsamında düzenleyecekleri eğitimlerle kadınların, hem yetkinliğini artıracak, hem işbirliği ağını genişletecek hem de ihtiyaç duyulan kaynaklara ulaşmayı kolaylaştıracaklarına dikkati çekti.
Ekim ayında başlattıkları "Yükselen Kadınlar Programı"nı yedi bölgede gerçekleştirerek, yerelden ulusala, hatta uluslararasına uzanan güçlü girişimcilik ağı oluşturacaklarını vurgulayan Göktaş, "Girişimcilik Eğitim Tırı" ile de şehirleri dolaşarak "Bir fikrim var" diyen kadınları bilgiyle mentörlükle ve rol modellerle buluşturduklarını kaydetti.
Göktaş, 9 ilde bine yakın kadına ulaşarak girişimcilik ekosistemini yerinde güçlendirdiklerini ifade etti.
Bir ülkenin büyümesinin, fikrin ürüne, emeğin gelire, üretimin pazara dönüşmesiyle mümkün olduğuna işaret eden Göktaş, "Kadın girişimciler, bu dönüşümün olmazsa olmaz aktörleridir. Çünkü her yeni kadın işletmesi, piyasaya yeni bir üretim kapasitesi, istihdam alanı ve tedarik ilişkisi ekler. Kadınların girişimde güçlenmesi, ekonominin daha dayanıklı büyümesi demektir. Dünyaya baktığımızda, kadın girişimciliğinin yükselişte olduğunu görüyoruz." diye konuştu.
Göktaş, TÜİK 2024 iş gücü istatistiklerine dayalı verilere göre, 1 milyon 240 bin kadın girişimci ve girişimciler içindeki kadın payının yüzde 18,2 olduğuna dikkati çekerek kadın işveren sayısının 186 bin ve işverenler içindeki payın yüzde 12,3 olduğuna işaret etti.
”Kadın girişimci, kalkınmayı hızlandırır"
Bu rakamların önemli olduğunu vurgulayan Göktaş, "Türkiye'de kadınlar, girişimciliğe yön veriyor. Şimdi hedef, daha fazla işletmeyi büyüten, işverenliğe taşıyan ve pazara daha güçlü bağlayan adımları hızlandırmak. İşte bu anlayışla Bakanlık olarak, kadınların hayatın her alanında yanlarında olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.
Bakan Göktaş, enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için "Kadınlar için Enerji Okulu"nu hayata geçirdiklerini hatırlatarak, 1319 yeni kadın kooperatifinin kurulmasına da destek olduklarını söyledi.
"Hobin İşin Olsun Projesi" ile kadınlara hobilerini e-ticaret aracılığıyla kazanca dönüştürme imkanı sunduklarını ve "Finansal Okuryazarlık Eğitimleri" ile 1,2 milyon kadına ulaştıklarını aktaran Göktaş, "kadingirisimci.gov.tr" platformuylatüm destek ve teşvikleri bir araya getirdiklerini belirtti.
"2025 Aile Yılı'nda kadınların potansiyelini daha da etkin kılan çalışmalara imza attıklarını kaydeden Göktaş, şöyle konuştu:
"Kadının işini kurması, ekonominin doğal akışıdır. Kadın girişimci, kalkınmayı hızlandırır, Türkiye’nin gücünü artırır. Kadın girişimci, ülkemizin yarınlarını inşa eder. Bakanlık olarak, bizim görevimiz bellidir. Engeli azaltmak, yolu kısaltmak, hak ve fırsat eşitliğini somut araçlarla büyütmek. Girişimcilik 'kusursuz plan' işi değildir, 'hızlı öğrenme' işidir. Hiçbir kadın, yalnız yürümek zorunda değil, birlikte öğrenerek, birlikte üreterek, birlikte cesaretlenerek yol alacağız. Başarının yolu, dayanışmadan geçiyor."
Konuşmaların ardından program oturumlarla devam etti.
Bakanımız Göktaş "Sosyal Hizmetler ve Bakım Hizmetlerinin Sunulmasında Sosyal Kooperatifler Çalıştayı"nda konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal kooperatifler, kimsenin yalnız bırakılmadığı bir sosyal hizmet ekosistemi kurmanın anahtarıdır." dedi
Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen "Sosyal Hizmetler ve Bakım Hizmetlerinin Sunulmasında Sosyal Kooperatifler Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, sosyal kooperatifçiliği sağlam bir kurumsal zemine taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Çalıştayda emeği bulunanlara teşekkür eden Göktaş, burada ortaya çıkacak önerilerin, yol haritaları ve iş birlikleriyle sosyal kooperatifçiliği kalıcı ve yaygın bir yapıya kavuşturacağını belirtti.
Dünyanın hızlı bir değişim sürecinden geçtiğini, nüfus yapısının dönüştüğünü, kentleşmenin arttığını, aile yapısının değiştiğini, bakım ihtiyacının her geçen gün arttığını dile getiren Göktaş, hiçbir sosyal politikanın tek başına tüm sorunları çözemeyeceğini belirtti. Göktaş, devlet aklının, yerel tecrübenin, kadın emeğinin, sivil inisiyatifin ve toplumsal dayanışmanın aynı masada buluşturulması gerektiğini vurguladı.
Göktaş, İtalya'dan Fransa'ya, Belçika'dan Güney Kore'ye kadar birçok ülkede sosyal kooperatiflerin, yerel kalkınmayı destekleyen ve toplumsal faydayı artıran modeller olarak uygulandığını, yaşlı bakımından engelli hizmetlerine, okul öncesinden evde bakıma kadar geniş bir alanda başarılı örnekler sunduğunu anlattı.
Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
"Ülkemizde de benzer bir potansiyel uzun süredir var. Mersin Umut Kooperatifi'nin çocuklara ve ailelere dokunan çalışmalarını biliyoruz. AYKA Yaşlı Bakım Kooperatifi'nin kadın istihdamını güçlendirirken yaşlılar için mahalle temelli bakım hizmetlerini geliştirdiğini görüyoruz. Tomurcuk Kooperatifi'nin okul öncesi eğitim alanındaki yenilikçi yaklaşımını izliyoruz. Bu örneklerin her biri, yaşam kalitesini güçlendiren, bireyin onurunu, özerkliğini ve yeteneklerini destekleyen uygulamalardır.
Bugün bu tablo, bize şunu gösteriyor. Türkiye, sosyal kooperatif modeli için hazırdır. Şimdi yapılması gereken şey, iyi örnekleri çoğaltmak, yaygınlaştırmak ve sağlam bir mevzuat altyapısıyla bu çalışmaları kalıcı kılmak. Sosyal kooperatiflerle amacımız, ailelerin, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin iyi olma halini güçlendirmek. Çocuklara güvenle büyüyecekleri bir ortam, yaşlılara sağlıklı ve nitelikli, engelli bireylere bağımsız bir yaşam sunmak. Bu anlamda kaliteli, erişilebilir ve sürdürülebilir bakım ve sosyal hizmet modelleri geliştirmek büyük bir önem taşıyor. Çünkü, sosyal hizmetler ve bakım hizmetleri, sosyal uyumu artıran ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren stratejik alanlardır. Bu alana yapılan her yatırım toplumsal refah olarak geri döner."
"Bakanlık olarak binlerce vatandaşa hizmet sunuyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu sosyal devlet ilkesinin, bu bakış açısını gerçeğe dönüştüren güçlü bir iradeyi ifade ettiğini belirten Göktaş, 23 yılda kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla vatandaşların yaşam kalitesini yükselten kalıcı hizmetlerin hayata geçirildiğini aktardı.
Bu yaklaşımın, üst politika belgeleri ve Bakanlığın çalışmalarında da açıkça görüldüğüne vurgu yapan Göktaş, 12'nci Kalkınma Planı'nda kaliteli ve erişilebilir bakım modellerinin geliştirilmesinin temel hedefler arasında yer aldığını hatırlattı.
Sosyal hizmetlerin çeşitlendirilip yaygınlaştırılmasının ve toplum temelli bakım uygulamalarına öncelik verilmesinin planın öncelikleri arasında olduğunu söyleyen Göktaş, şöyle devam etti:
"2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımız da bakım ekonomisine yönelik önemli hedefler içeriyor. Yaygın eğitim verilen kurumlarda çocuk bakım ve oyun odalarının artırılması bunlardan biri. Bakım sorumluluğunun ebeveynler ve kurumsal hizmetler arasında paylaşılmasını sağlayacak destek ve teşviklerin geliştirilmesi diğer bir hedefimiz. Yaşlı ve engelli bakımının çeşitlendirilmesi, erken çocukluk bakım ve eğitiminde ortak düzenlemelerin yapılması da önceliklerimiz arasında. 8 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle kurduğumuz Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları sayesinde, bu alandaki çalışmalarımızı merkezde ve yerelde etkili bir şekilde yürütüyoruz.
Kurulun ilk toplantısında oluşturduğumuz Bakım Sorumlulukları ve İş-Aile Yaşamının Uyumlaştırılması Alt Kurulu da bu alanda somut öneriler ortaya koydu. Bu önerilerin yeniden ele alınıp uygulamaya aktarılmasının çalıştayımızın en önemli sonuçlarından biri olacağına inanıyoruz. Bakanlık olarak, gündüzlü ve yatılı bakım merkezleri, geçici misafir bakım uygulamalarıyla binlerce vatandaşımıza hizmet sunuyoruz. Fakat, yaşlı bakımında kurum bakımına alternatif oluşturmak önem arz ediyor."
Kreş ve bakımevi hizmeti
Çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen bir sistem inşa etmek için çalıştıklarının altını çizen Göktaş, "81 ilimizde 3 bin 99 kuruluşla, 87 binden fazla çocuğumuzun kreş ve gündüz bakımevi hizmetinden faydalanmasını sağlıyoruz. Bu yıl, kamu çalışanlarının çocuk bakımına erişimini kolaylaştırmak için kreş kapasitesinin artırılması çalışmalarımızı hızlandırdık. Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla, mahalle tipi kreş modelinin bir adımı olarak, büyük konut projelerinde gündüz bakımevi açma zorunluluğu getirdik." diye konuştu.
Aile Yılı'nın, aile dostu hizmetlerin ve nitelikli bakım imkanlarının yaygınlaştırıldığı bir dönem olduğunu vurgulayan Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı kapsamında çocuklara, yaşlılara, engelli bireylere ve ailelere yönelik hizmet ağının daha da genişletileceğini söyledi.
Bakan Göktaş, çalıştayda dört temel konunun konuşulacağını belirterek, şunları kaydetti:
"İlki mevzuat ile ilgili. Sosyal kooperatifler hangi hukuki çerçevede güçlenebilir? Sosyal kooperatiflere ilişkin yasal çerçeveyi oluşturmak için, Ticaret Bakanlığımız bir taslak çalışma başlattı. Bakanlıklarımızın ekiplerinden oluşan Sosyal Kooperatifçilik Çalışma Grubu ile bu konuda çalışmalarımıza hız kazandırdık. Bu çalıştayda, bakım ve sosyal hizmet alanlarındaki deneyimlerinizle, taslağa değerli katkılar sunacağınıza inanıyoruz.
İkinci soru teşviklerle ilgili. Vergiden sigorta primine, eğitimden finansmana, yer tahsisine kadar hangi destekler uygulanabilir? Üçüncü soru iş birliği alanları kurmak için. Kamu, yerel yönetimler, STK'lar ve üniversiteler nasıl ortak çalışabilir? Dördüncü ve son soru ise hizmet standartların geliştirilmesine yönelik. Hizmetlerin günün koşullarına uygun biçimde yenilenmesi ve kalite düzeyinin sürekli iyileştirilmesi için hangi uygulamaları hayata geçirmeliyiz? Bu soruların yanıtı aslında aileyi güçlendiren sosyal devlet anlayışının da yol haritası olacak. Sosyal kooperatifler, kimsenin yalnız bırakılmadığı bir sosyal hizmet ekosistemi kurmanın anahtarıdır. Bugün atacağımız adımlar, geleceğe miras olarak bırakacağımız yeni bir sosyal hizmet kültürünü inşa etmektir."
Türkiye'deki sosyal kooperatif modelinin sosyal hizmet kapasitesini büyüttüğünü, kadın istihdamını artırdığını, aileyi güçlendirdiğini ve bakım ekonomisinde yeni bir başarı hikayesi yazdığını anlatan Göktaş, "Bu çalıştaydan çıkacak her görüş, her öneri bu hikayenin bir parçası olacak. Birleşmiş Milletler'in ilan ettiği '2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı'nda' ülkemizin bu alandaki deneyim ve uygulamalarını küresel ölçekte de görünür kılacağız. Bu anlamda paylaşacağınız her fikir ve öneri kıymetli. Hep birlikte daha adil, daha kapsayıcı bir sosyal hizmet düzeni kuracağımıza inanıyorum." diye konuştu.
Kadın Girişimciliği, hakkında bulmak istediğin nedir?











