Girişimci; belirli bir getiri sağlamak için risk alan, üretim faktörlerini bir araya getirerek yenilik yapma sorumluluğu olan kişidir.
Bakanımız Göktaş, Küresel Kadın Zirvesi açılış programında konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların potansiyelini görünür kılan her politika, toplumun tamamı için değer üretir. Kadın girişimciliğini destekleyen her mekanizma, ekonomiye canlılık kazandırır. Kadınların dijital becerilerini artıran her yatırım, ülkeleri yeni ekonominin ön sıralarına taşır. Bu nedenle kadınların güçlenmesi, kalkınmanın merkezinde duran stratejik bir meseledir." dedi
Göktaş, Şişli'deki Hilton Bomonti İstanbul Hotel'de gerçekleştirilen Küresel Kadın Zirvesi'nin açılış programında yaptığı konuşmada, böylesi önemli bir zirvede katılımcıları Türkiye'de, İstanbul'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu, bugün farklı ülkelerden gelen politika yapıcılar, ekonomistler, iş dünyası ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve akademisyenlerle bir arada olduklarını söyledi.
Zirvenin, kadınların ekonomik, sosyal ve dijital alandaki güçlenmesini somut bir işbirliği zeminine, geleceğe dönük müşterek bir iradeye dönüştürmek için önemli bir fırsat olduğunu belirten Göktaş, "2011 yılında yine Türkiye'de düzenlenen zirve, uluslararası dayanışmanın ve ortak sorumluluk bilincinin güçlü bir örneği oldu. Bugün bu önemli buluşmaya yeniden ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Hiç şüphesiz, kuracağımız diyaloglar, geleceğin küresel ekonomisini ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını şekillendirecek bir vizyon sunacak. Bu kıymetli zirvenin, kadınların güçlenmesine yönelik irademizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum." diye konuştu.
Günümüzde dünyanın çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini hatırlatan Göktaş, şunları kaydetti:
"Küresel ekonomi yeniden yapılanıyor. Üretim biçimleri değişiyor. Dijitalleşme iş gücü piyasalarını dönüştürüyor. Yapay zeka, veri ekonomisi, yeşil dönüşüm ve yeni teknolojiler, ülkelerin kalkınma stratejilerini baştan aşağı yeniden tanımlıyor. Dünya Ekonomik Forumu'na göre, 2030 yılına kadar küresel ölçekte 170 milyon yeni iş ortaya çıkacak. Buna karşılık 92 milyon mevcut işin, teknolojik ve ekonomik dönüşümler nedeniyle değişmesi veya ortadan kalkması bekleniyor. Bu tablo, yapay zeka ve dijitalleşmenin iş gücü piyasalarını nasıl yeniden şekillendirdiğini açık biçimde gösteriyor. Diğer yandan, yeşil dönüşüm de kalkınma stratejilerinin merkezine yerleşmiş durumda. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2024 yılında küresel enerji yatırımları ilk kez 3 trilyon doları aşarken bunun 2 trilyon doları temiz enerji teknolojilerine ve altyapısına yöneldi. Bu tablo, ülkeler için yeni bir gerçeği ortaya koyuyor. Değişimi doğru okuyan, yöneten ve üretime dönüştüren toplumlar geleceğin ekonomisinde güçlü bir yer edinecek. Bu sürecin dışında kalanlar ise rekabet gücünü kaybedecek."
Bakan Göktaş, burada daha açık bir hakikatin olduğuna dikkati çekerek, kadınları bu büyük dönüşümün dışında bırakan toplumların, kendi üretim gücünün, yenilik kapasitesinin ve gelecek iddiasının yarısından vazgeçmiş olacağını, bu nedenle kadınların üretime, istihdama, finansmana, teknolojiye ve karar alma mekanizmalarına tam ve etkin katılımının sağlanmasının, küresel kalkınma hedeflerine ulaşmanın en stratejik unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Kadınların bilgiyle, beceriyle, sermayeyle ve karar mekanizmalarıyla daha güçlü bağ kurduğu her toplumda sosyal refahın güçleneceğini dile getiren Göktaş, "Kadınların potansiyelini görünür kılan her politika, toplumun tamamı için değer üretir. Kadın girişimciliğini destekleyen her mekanizma, ekonomiye canlılık kazandırır. Kadınların dijital becerilerini artıran her yatırım, ülkeleri yeni ekonominin ön sıralarına taşır. Bu nedenle kadınların güçlenmesi, kalkınmanın merkezinde duran stratejik bir meseledir." dedi.
"Son 24 yılda anayasal ve yasal düzenlemelerle kadın haklarını güçlendirdik"
Göktaş, Türkiye olarak, kadınların güçlenmesini bu geniş perspektifle ele aldıklarını, kadınların haklara ve fırsatlara eşit erişimini, toplum refahının, sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü geleceğin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini aktardı.
Bu vizyonun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, kadınların hayatın her alanında daha güçlü yer aldığı bir Türkiye idealine dönüştüğünü kaydeden Göktaş, şöyle konuştu:
"Bugün bu güçlü liderlik sayesinde Türkiye, kadınların emeğini, bilgisini ve üretim gücünü kalkınmanın asli unsuru kabul eden kararlı bir siyasi iradeyle yol alıyor. Son 24 yılda anayasal ve yasal düzenlemelerle kadın haklarını güçlendirdik. Eğitimden istihdama, girişimcilikten sosyal hizmetlere, şiddetle mücadeleden dijital güvenliğe kadar çok boyutlu bir politika çerçevesi oluşturduk. 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, bu yaklaşımın somut yol haritasıdır. Bu belgeyle kadınların eğitim, ekonomi, liderlik, sağlık, medya, çevre, teknoloji ve karar alma süreçlerinde daha güçlü yer almasını hedefleyen kapsamlı bir uygulama zemini oluşturduk."
Göktaş, çalışmalarının merkezi ve yerel düzeyde etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesi için Koordinasyon Kurulları kurduklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Bu anlayışla 8 Mart'ta, tüm bu çalışmalarımızın ortak bir çıktısı olarak 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi' vizyonumuzu kamuoyuyla paylaştık. Bu vizyon, yenilikçiliği, rekabetçiliği ve verimliliği esas alan yeni bir kalkınma perspektifidir. İş dünyasında sadece kadın emeğinin değil, kadın aklının, birikiminin, liderliğinin ve yenilikçiliğinin daha güçlü görünür olduğu yeni bir kalkınma döneminin kapılarını araladık. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak kadar, nitelikli ve sürdürülebilir istihdamını öncelikli kıldık. Kadınların girişimcilik ekosistemine erişimini kolaylaştıran adımlar attık. Finansal kaynaklara ulaşımı güçlendiren, eğitim ve mentörlük ağlarını yaygınlaştıran, dijital pazarlara açılmayı kolaylaştıran projelerle kadın girişimciliğini fikirden pazara, yerelden küresele uzanan başarı hikayelerine dönüştürdük."
"Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" programıyla kadınların emeğini markaya, fikrini değere dönüştürdüklerini aktaran Göktaş, "Kurulmasına öncülük ettiğimiz 1366 kadın kooperatifiyle binlerce kadının üretime, yerel kalkınmaya ve sosyal dayanışmaya etkin katılımını teşvik ettik. 'Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi' ile hem eğitimde hem istihdamda yer alan genç kadınların mesleki eğitim ve mentörlük mekanizmaları yoluyla iş gücüne geçişini destekledik. Enerji, temiz teknoloji ve yeşil ekonomi gibi yüksek katma değerli sektörlerde kadınların daha güçlü şekilde yer almaları için çalıştık."
Göktaş, 2025 Aile Yılı'nın, kadınların emeğini, fikrini ve girişimcilik gücünü kalkınmanın merkezine taşıdıkları güçlü bir dönem olduğunu belirterek, kadınların ekonomik hayata katılımını, iş ve aile yaşamı arasında dengeyi sağlayan politikalarla güçlendirdiklerini ve kadınların istihdamda kalıcılığını artırmak için, kreş ve gündüz bakımevlerini yaygınlaştıran adımlar attıklarını anlattı.
Doğum destekleriyle kadını, aileyi ve nüfusu güçlendiren sosyal politika adımlarını genişlettiklerini ifade eden Göktaş, doğum izinlerini uzatarak anneliği ve çalışma hayatını daha güvenli bir zeminde buluşturduklarını, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nın da kadını güçlendiren, aileyi koruyan ve nüfus yapısını sağlamlaştıran politikalara yeni bir atılım dönemi olacağını dile getirdi.
"Teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, yön veren kadınların sayısını artırmak zorundayız"
Bakan Göktaş, bugün üzerinde özellikle durulması gereken bir diğer alanın dijital dönüşüm olduğunu vurgulayarak, "Yapay zekadan veri bilimine, siber güvenlikten yeşil teknolojiler üzerinde yükselen bu yeni çağın kodları yazılırken kadınların masada olması gerektiğine inanıyoruz. Teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, sadece takip eden değil, yön veren kadınların sayısını artırmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bunun için bilinçli politikalara, hedefli yatırımlara ve erken yaşlardan itibaren kız çocuklarını destekleyen eğitim modellerine ihtiyaç var. Bu kapsamda 'Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi' ile genç kızların mühendislik alanındaki yolculuklarını destekliyoruz." ifadelerini kullandı.
"Yapay Zeka ve Veri Bilimi Programı" gibi çalışmalarla kız çocuklarının ve genç kadınların STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarında daha güçlü varlık göstermesini hedeflediklerini kaydeden Göktaş, amaçlarının, geleceğin mesleklerinde kadınların daha görünür, daha donanımlı ve daha etkili olması olduğunu ifade etti.
Göktaş, bunun yanında dijital dönüşümün fırsatlarını kadınlar için büyütürken, risklerini de dikkatle yönettiklerini belirterek, "Çevrim içi şiddet, dijital dışlanma, veri temelli ayrımcılık ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler yeni dönemin ciddi meseleleridir. Bu nedenle kadınların dijital dünyada güvenli, etkin ve üretken biçimde yer alması, sosyal politikaların vazgeçilmez gündemlerinden biridir." diye konuştu.
"Daha adil bir gelecek, kadınların eliyle yükselecek"
Dünyanın birçok bölgesinde süren çatışmaların, afetlerin, göç hareketlerinin ve ekonomik kırılganlıkların, kadınların ve kız çocuklarının hayatını ağır biçimde etkilediğini dile getiren Göktaş, "Bu gerçeği, bugün en ağır biçimde Gazze'de görüyoruz. Bu vesileyle Gazze'de yaşananlara rağmen ayakta duran, yaraları merhametle saran ve yarınların umudunu taşımamızı sağlayan tüm kadınlara selamlarımı iletiyorum." ifadelerini kullandı.
Göktaş, kriz zamanlarında kadınların çoğu kez hem ailenin hem toplumun dayanıklılık hattını taşıdığını dile getirerek, "Bugün açıkça görünüyor ki insani yardım, kalkınma, barış ve yeniden inşa süreçlerinde kadınların rolünü güçlendirmek zorundayız. Kadınların dayanıklılığını artırmak, toplumların yeniden ayağa kalkma kapasitesini artırmaktır. Kadınların sesini karar mekanizmalarına taşımak, kriz sonrası toparlanmayı hızlandırmaktır. Kadınların eğitim ve geçim imkanlarını korumak, kuşaklar arası yoksulluk döngüsünü kırmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Bu yaklaşımın, uluslararası işbirliğini daha da önemli hale getirdiğini kaydeden Göktaş, "Hiçbir ülke kadınların güçlenmesi meselesini tek başına çözemeyeceği gibi, hiçbir toplum da kadınların potansiyelini görmezden gelerek sürdürülebilir gelecek kuramayacak. Bugün ihtiyacımız olan şey, daha fazla diyalogdan ibaret değildir. Ortak standartlar, ortak hedefler, izlenebilir taahhütler ve sahaya yansıyan işbirlikleridir." dedi.
Zirvede gerçekleştirdikleri toplantılarda, tüm bu hususları ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını belirten Göktaş, "Kadınların eğitime, istihdama, girişimciliğe, teknolojiye, finansmana ve güvenli yaşama erişimini güçlendiren politikaları birlikte büyütmeliyiz. İyi uygulamaları paylaşmalı, başarılı modelleri yaygınlaştırmalı, uluslararası dayanışmayı kalıcı mekanizmalara dönüştürmeliyiz. Türkiye olarak, bu alanda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Kadınların bilimde, teknolojide, akademide, diplomaside ve ekonomide daha güçlü yer aldığı bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu çalışmalarımızı, küresel işbirlikleriyle de güçlendirmeye hazırız." şeklinde konuştu.
Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği daha adil bir dünyanın elbet tesis edileceğini vurgulayarak, "Daha adil bir gelecek, kadınların eliyle yükselecek. Küresel Kadın Zirvesi'nin, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik politikalarda uluslararası dayanışmayı güçlendirerek yeni bir ivme oluşturmasını temenni ediyorum. Belirlediğimiz ortak hedeflere ulaşma yolunda yeni bir ivme oluşturmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Bakanımız Göktaş, "Kadınların Güçlenmesinde İş Dünyası ve Girişimciliğin Rolü Paneli"nin açılışında konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, "Dünyanın farklı coğrafyalarında kadınların güçlenmesi alanında iş birliklerimizi her geçen gün daha da geliştiriyoruz. Bilgi, tecrübe ve iyi uygulama örneklerimizi uluslararası platformlarda paylaşmaya büyük önem veriyoruz. Bu anlamda Türkiye ile Belçika arasındaki güçlü ilişkilerin, kadın girişimciliği ve kapsayıcı kalkınma alanlarında yeni ortaklıklarla daha da güçleneceğine inanıyorum." dedi.
Bakan Göktaş, Belçika Kraliçesi Mathilde'nin başkanlığındaki heyetle gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu ziyareti kapsamında ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) ev sahipliğinde düzenlenen "Kadınların Güçlenmesinde İş Dünyası ve Girişimciliğin Rolü Paneli"ne katıldı.
Panelin açılışında konuşan Göktaş, bugün ele alınan konunun sadece kadınların iş hayatındaki temsiliyetiyle sınırlı olmadığını, meselenin kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakılacak ekonomik düzenle doğrudan ilgili olduğunu belirtti.
Dünya ekonomisinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillendiğini kaydeden Göktaş, bu yeni dönemde ülkelerin gücünün, sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla sınırlı kalmayacağını dile getirdi.
Göktaş, "Asıl belirleyici olan insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve fırsatları toplumun tüm kesimlerine açma kabiliyeti olacak. Bugün biliyoruz ki girişimcilik, ülkelerin rekabet gücünü belirleyen en kritik alanlardan biridir. Yenilikçi fikirlerin desteklendiği, finansmana erişimin kolaylaştığı, dijital becerilerin güçlendiği ve ağlara katılımın yaygınlaştığı ekonomiler daha yüksek katma değer üretmektedir." ifadelerini kullandı.
Kadın girişimcilerin ise bu dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten Göktaş, şunları söyledi:
"Çünkü kadınlar bir işletme kurduklarında yalnızca ekonomik değer üretmezler. İstihdam oluşturur, yerel kalkınmayı güçlendirir, başka kadınlara rol model olur ve toplumsal dönüşümün taşıyıcısı haline gelir. Bu bakımdan iş dünyasının ve girişimcilik ekosisteminin kadınların güçlenmesindeki rolü son derece hayatidir. Bu nedenle kadınların ekonomik hayata katılımını stratejik bir kalkınma meselesi olarak görüyoruz. Kadınların bilgi, beceri, üretkenlik ve liderlik kapasitesinin ekonomiye tam olarak yansıdığı bir yapının daha dirençli, yenilikçi ve adil bir büyüme zemini oluşturacağına inanıyoruz."
- "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor"
Bakan Göktaş, Türkiye'nin son 24 yılda, kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kadınların her alanda güçlenmesini sağlayan politikalar hayata geçirdiklerini dile getiren Göktaş, şöyle devam etti:
"'Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı' ile kadınların potansiyelini hayatın her alanına yansıtacak güçlü bir politika çerçevesi oluşturduk. Eylem Planımızla, kadınların istihdamda, girişimcilikte, STEM alanlarında, dijital ekonomide ve yenilikçi sektörlerde daha fazla yer almasını destekleyen projeler hayata geçirdik. Kadın kooperatiflerini, kadın emeğini üretime, yerel kalkınmaya ve sürdürülebilir gelire dönüştüren güçlü yapılar olarak destekliyoruz. Bu kapsamda kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz."
Göktaş, geçen yıl başlatılan "Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" programıyla girişimcilik desteklerini yerelden ulusala uzanan güçlü bir ekosisteme dönüştürdüklerini belirterek, "Bugün ülkemiz, küresel ölçekte rekabet eden dinamik girişimcilik ekosistemiyle kadın girişimcilere güçlü üretim ve inovasyon fırsatları sunuyor. Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor." dedi.
Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısının son 10 yılda yaklaşık 8 kat artarak 61 binin üzerine çıktığını vurgulayan Göktaş, "Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26'yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu başarı, kadınların bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.
Göktaş, Türkiye'de kadınların, yazılımdan yapay zekaya, savunma sanayisinden temiz teknolojilere, ileri üretimden dijital ticarete kadar pek çok stratejik alanda başarı hikayeleri yazdığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sahip olduğumuz bu birikimle, dünyanın farklı coğrafyalarında kadınların güçlenmesi alanında iş birliklerimizi her geçen gün daha da geliştiriyoruz. Bilgi, tecrübe ve iyi uygulama örneklerimizi uluslararası platformlarda paylaşmaya büyük önem veriyoruz. Bu anlamda Türkiye ile Belçika arasındaki güçlü ilişkilerin, kadın girişimciliği ve kapsayıcı kalkınma alanlarında yeni ortaklıklarla daha da güçleneceğine inanıyorum. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu'nun Türkiye ziyareti, ülkelerimiz arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni temaslara kapı aralıyor."
Panelin de bu temaslara stratejik bir boyut kazandıracağına inandığını kaydeden Göktaş, "Şunu özellikle vurgulamak isterim ki kadınların iş dünyasında güçlenmesi, sadece ulusal politikalarla sınırlı kalamayacak kadar büyük bir meseledir. Türkiye olarak kadınların üretimde, girişimcilikte, teknolojide ve liderlikte daha etkin yer almasını sağlayacak her ortak çabaya katkı sunmaya hazırız." diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türk Girişimci Kadınların Emeğini Dünyayla Buluşturdu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, girişimci kadınların dijitalleşme yoluyla ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik vizyonunu Birleşmiş Milletler 70. Kadının Statüsü Komisyonu (KSK70) kapsamında New York’ta düzenlenen etkinliklerde paylaştı. New York Türkevi’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar organizasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından girişimci kadınların ürünleriyle hazırlanan özel iftar menüsü sunulurken, Anadolu’nun üretim mirasını yansıtan üç günlük özel sergi uluslararası heyetlerin ziyaretine açıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada’nın birlikte yürüttüğü “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” ve Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programları kapsamında kadın girişimciliğinin ve kadınların güçlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalar ABD’de tanıtıldı.
ABD temasları çerçevesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada tarafından Türkevi’nde bir iftar organizasyonu düzenlendi. İftara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in yanı sıra Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, yabancı bakanlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve ABD’deki iş dünyasından Türk kadın temsilciler de katıldı.
Girişimci Kadınların Ürünleriyle Hazırlanan Özel Menü
Etkinlik kapsamında düzenlenen iftar programında sunulan lezzetler, Hepsiburada aracılığıyla dijitalleşen girişimci kadınların ürettiği yöresel ürünlerle hazırlandı. Hatay’ın baharatlarından Manisa’nın zeytinyağına, Bursa’nın zeytininden Gaziantep’in fıstığına kadar uzanan, on beş girişimci kadın ve kadın kooperatifine ait yirmi üç ürün iftar için Türkiye’den ABD’ye ulaştırılarak menüde yer aldı. Menüde ürünleri bulunan girişimci kadınlar, video gösterimiyle konuklara seslenerek ürünlerini tanıtarak mesajlarını iletti; Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını kendi başarı hikâyeleriyle örneklendirdi.
Girişimci Kadınların Ürünleri, “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” Sergisiyle New York’ta
BM 70.KSK kapsamında New York’ta ayrıca “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” başlıklı bir sergi açıldı. Türkevi’nde üç gün boyunca ziyarete açık olan serginin açılışını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin gerçekleştirdi.
Sergi, Anadolu’nun değerlerini dört temel hikâye üzerinden sundu: Çini, kilim ve dokumalarla Anadolu’nun kültürel hafızasını yansıtan “Miras ve Bellek”, giyim, ipek fular ve çanta gibi modern tasarımlarla zanaatı geleceğe taşıyan “Zamansız Tasarımlar”, doğadan ilham alan ve sürdürülebilir ürünleri içeren “Doğanın Şifası” ve Hatay kömbesinden, zeytinlere lokumlara ve çikolatalara uzanan seçkisiyle mutfak kültürümüzün zenginliğini yansıtan “Anadolu Sofrası & Gelecek”.
Bu geniş seçki, Anadolu’nun kadim üretim kültürünü ve kadın emeğinin e-ticaret yoluyla ekonomik değere dönüşümünü küresel bir platformda görünür kıldı.
Nasdaq’tan Sergi ve Girişimci Kadınlara Kutlama
Hepsiburada’nın girişimci kadınları destekleyen çalışmaları ve KSK70 kapsamındaki etkinlikleri, New York’un sembol noktalarından Times Meydanı’nda bulunan Nasdaq kulesine taşındı. Yayınlanan özel duyuru ile Türkevi’nde gerçekleştirilen “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisi ve “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” projesi Hepsiburada ve Türk bayrağı görselleriyle küresel ölçekte görünürlük kazandı ve Nasdaq tarafından tebrik edildi. Nasdaq’ın yayımladığı mesajda, “Nasdaq, Köklerden Geleceğe Sergisini ve Hepsiburada ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından güçlendirilen girişimci kadınları kutluyor.” ifadesi yer aldı.
Dünya teknoloji borsası Nasdaq’ta yer alan Türkiye’den ilk ve tek şirket olan Hepsiburada, bu görünürlükle Türkiye’den çıkan girişimci kadın markalarının uluslararası platformlarda temsil edilmesine katkı sağlayarak, Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını küresel ölçekte duyurdu.
"Daha ilk yılda 10 bin kadın girişimcimizi destekledik"
Bakan Göktaş, konuşmasında kadın girişimciliğinin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Kadınların güçlenmesinde en kritik eşik, “başlama cesareti” kadar “devam edebilme kapasitesi”dir. Bugün pek çok kadın; fikir, beceri, emek sahibi. Ancak pazara girişte ve pazarda tutunmada önlerine çıkan pratik engeller var. Bu anlamda Hepsiburada ile iş birliğimizi, sahaya etki eden bir kalkınma mekanizması gibi görüyoruz. Hepsiburada ile yürüttüğümüz özel programlarla kadınların işlerini büyütmelerine ve dijital pazarda daha hızlı güç kazanmalarına destek oluyoruz. Bu iş birliğiyle, daha ilk yılda 10 bin kadın girişimcimizi destekledik. Hepsiburada’ya, kadın girişimciliğine dönük uzun soluklu yaklaşımı ve sahaya dokunan çözümleri için teşekkür ediyorum. Bu inançla, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadınların her alanda güçlenmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin ise konuşmasında, girişimci kadınların, bulundukları bölgelerde ekonomik ve sosyal dönüşümün öncüsü olduğunu belirterek, "Dijitalleşme, yerelde üretilen değerin küresel pazarlara ulaşmasını mümkün kılıyor. Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programımızla bugüne kadar 70 binden fazla kadına ulaştık; 7 bin 500 girişimci kadın kendi markasını kurdu. “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisindeki her bir parça, Anadolu'nun köklerinden gelen ustalığı, hafızayı ve kadınların emeğini temsil ediyor. Kadın emeğinin, teknolojinin gücüyle birleşerek küresel sahnelerde böylesine güçlü bir yankı bulması, 2030 yılına kadar 120 bin girişimci kadını ekonomiye kazandırma hedefimize olan inancımızı ve sorumluluğumuzu daha da pekiştiriyor. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığı bir gelecek vizyonuyla, Türkiye'deki girişimci kadınların ürünlerinin küresel birer değer önerisine dönüşme serüvenine yol arkadaşlığı etmekten mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Göktaş, "Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni"nde konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadın girişimci, üretime yeni bir bakış getirirken, çoğu zaman yanında bir sosyal etkiyi de taşır. Mahallesine iş, ailesine güven olur. Çevresine rol model olur. Kadınların ekonomiye katılımı verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir, yeni pazarların kapısını aralar." dedi
İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni"nde konuşan Göktaş, 2021 yılından bugüne başarıyla yürütülen Üreten Kadınlar Projesi'nin kadın girişimcilerin üretim gücünü yükseltirken finansmana erişimini de kolaylaştırdığını, bu sayede kadınların ekonomik hayata daha güçlü bir katılım sağladıklarını belirtti.
Göktaş, bu projenin aynı zamanda bir dayanışma hareketi olduğuna dikkati çekerek, "Bunun yanı sıra sunduğu pazara erişim desteğiyle birlikte, daha fazla kadına ulaşarak ömür verdiği bir ekosistem inşa ediyor. Proje kapsamında yeni girişimleri ödüllendirerek, güçlü bir motivasyon zemini oluşturuyor. Bu yıl 5'incisi gerçekleştirilen ödül töreniyle de kadın girişimcilerimizin başarılarını görünür kılıyor. Bu vesileyle kendi hayallerini ve fikirlerini gerçeğe dönüştüren tüm kadın girişimcilerimizi kutluyorum." diye konuştu.
Girişimciliğin yalnızca bir iş kurma meselesi olmadığını vurgulayan Göktaş, bunun yerel bir fikri küresel değere dönüştüren, istihdamı artıran ve üretimi çeşitlendiren bir kalkınma aracı olduğunun altını çizdi.
"Kadınların ekonomiye katılımı, verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir"
Bakan Göktaş, kadın girişimciliğinin önemine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Bu tabloda kadınların yeri ise stratejiktir. Çünkü kadın girişimci, üretime yeni bir bakış getirirken, çoğu zaman yanında bir sosyal etkiyi de taşır. Mahallesine iş, ailesine güven olur. Çevresine rol model olur. Kadınların ekonomiye katılımı verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir, yeni pazarların kapısını aralar. En önemlisi, fırsatların adil dağıldığı bir toplum düzenini güçlendirir. Türkiye ise girişimcilik açısından son derece önemli bir potansiyele sahip. İnsan kaynağımız, yerli üretim kültürümüz, coğrafi avantajımız ve dijitalleşmenin sağladığı yeni kanallar, Anadolu'nun dört bir yanında yeni markaların doğmasına imkan veriyor. Artık bir atölyeden çıkan ürün, doğru destekle e-ticarette dünyanın dört bir yanındaki müşterisine ulaşıyor. Bir kooperatifin emeği, nitelikli ambalaj ve markalaşmayla ihracat raflarında yer buluyor. Tam da bu nedenle, finansman, mentorluk, pazara erişim, dijital yetkinlik ve ağlara dahil olma gibi başlıklarda atılan her adım, kadın girişimcilerimiz için doğrudan büyümeye dönüşüyor."
Kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen her çalışmayı, sosyal politikaların temel bir parçası olarak gördüklerini anlatan Göktaş, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine yürürken kadınların emeğini üretime, girişimciliğe ve istihdama taşıyan her adımı, daha güçlü aile ve daha dirençli toplum için stratejik bir yatırım olarak gördüklerini bildirdi.
Bakan Göktaş, kadınların güçlenmesine yönelik politikalarının arkasındaki kararlı iradenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve vizyonu olduğuna değindi.
Kurumlarla eğitim, mentörlük, finansman ve pazarlama başta olmak üzere çok yönlü destekler sunduklarını, yerelde paydaşlarıyla işbirliklerini arttırarak kadınların üretime katılımını kolaylaştıran modelleri yaygınlaştırdıklarını aktaran Göktaş, Halkbank'ın katkılarıyla ekim ayında hayata geçirilen "Yükselen Kadınlar Programı"nın kadın girişimcilere yeni fırsatlar sunduğunu söyledi.
Programın önemli ayaklarından biri olan "Girişimcilik Eğitim Tırı"yla iş fikrini geliştirmek isteyen kadınlara doğrudan ulaştıklarını belirten Göktaş, destek verdikleri 1319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırdıklarını ve kadın emeğini pazara taşıdıklarını dile getirdi.
Tüm destek ve teşvikleri tek çatı altında topladıkları dijital platformla başvuruları kolaylaştırdıklarını anlatan Göktaş, Hepsiburada işbirliğiyle e-ticarete adım atmak ve işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim ve rehberlik sunduklarını kaydetti.
Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla birlikte yürütülen "Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı" kapsamında çevre dostu iş fikirleri geliştiren kadınları desteklediklerini, "Kadınlar için Enerji Okulu"yla kadınları enerji sektöründe aktif hale getirdiklerini belirtti.
Geçen yıl kadın girişimcilerin ödüllerini Emine Erdoğan'ın elinden aldığı bu törenin yalnızca bir kutlama programı olmadığını, cesaretin, emeğin ve kararlılığın görünür hale gelmesi anlamı taşıdığını ifade eden Göktaş, girişimci kadınların hikayelerinin Türkiye'nin her şehrinde işini geliştirmek isteyen kadınlara ve genç kızlara ilham verdiğini dile getirdi.
Göktaş, "Aile ve Nüfus 10 Yılı" kapsamında da bu çalışmaları sürdüreceklerini ve kadınlar ile ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, "Üreten Kadınlar Yarışması"nın değerli jürisine ve emeği geçen herkese teşekkür etti.
Bakanımız Göktaş, "GCIP Türkiye 2025 Hızlandırıcı Programı Ödül Töreni"nde konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, yürüttükleri çalışmalar neticesinde 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardıklarını belirterek, "Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor: 'Oyunları yasaklayacak mısınız?' Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok." dedi
Bakan Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın da katılımıyla TÜBİTAK Feza Gürsey Konferans Salonu'nda düzenlenen Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) Türkiye 2025 Hızlandırıcı Programı Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, bugünün "Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü" olduğunu anımsattı.
Ödül törenini bugün gerçekleştirerek bilime, teknolojiye ve girişimciliğe emek veren kadınların başarılarını daha da görünür kıldıklarını vurgulayan Göktaş, azmi, kararlılığı ve üretkenliğiyle ülkeye değer katan tüm kadınları tebrik ederek, ödül alan tüm kadın girişimcilere başarılar diledi.
Göktaş, günümüz dünyasında, enerjiden ulaşıma, sanayiden tarıma kadar her alanda üretimin dilinin değiştiğine şahitlik ettiklerini, bu büyük dönüşümün merkezinde ise temiz, yenilikçi ve çevreyle uyumlu teknolojiler olduğunu ifade etti.
Temiz teknolojilerin artık ekonomide oyunu kuran alanlardan biri olduğuna dikkati çeken Göktaş, "Büyümeyi kalıcı kılar, rekabeti güçlendirir, yaşam kalitesini yükseltir. Yeni istihdam kapıları açar, enerji ve kaynak kullanımında verimliliği artırarak dışa bağımlılığı düşürür. Yerli ve milli teknolojilerin gelişimini hızlandırır. Bu süreçte etkili olan asıl güç ise girişimciliktir." diye konuştu.
Bakan Göktaş, bu dönüşümün hız kazanmasının cesaretle risk alan, yenilikçi bakışıyla ezber bozan, fikrini ürüne dönüştüren kadın girişimcilerin varlığıyla mümkün olduğunu, temiz teknoloji alanında kadınların daha güçlü ve daha etkili biçimde yer almasını stratejik bir öncelik olarak gördüklerini söyledi.
Kadınların bu alanda bilgi ve emeğinin büyümesinin dönüşümün hızını da kalıcılığını da artıracağına inandıklarını kaydeden Göktaş, "İşte bu hedef doğrultusunda Bakanlık olarak, kadınların her alanda önünü açan ve liderlik etmelerini destekleyen kapsamlı politikalar hayata geçiriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade, bugün kadın politikalarını Türkiye'nin kalkınma gündeminin merkezine yerleştirmiş durumda." ifadelerini kullandı.
Göktaş, "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"nın kadınlara ihtiyaç duyduğu imkanlara erişimi sistemli hale getiren bir zemin olduğuna dikkati çekerek, geçtiğimiz yıl 8 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları" oluşturarak yeni bir dönemi başlattıklarını anımsattı.
Bu genelgeyle kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünü artıracak politikaları, kurumlar arası koordinasyonla her ilde daha etkin biçimde uygulamaya koyduklarını aktaran Göktaş, Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısını temmuz ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın da katılımıyla gerçekleştirdiklerini belirtti.
Göktaş, kurul ile kadınların güçlenmesine yönelik çalışmaları daha derinlikli ve sonuç odaklı ilerletmek için 5 tematik başlıkta alt komiteler kurdukları bilgisini paylaşarak, "STEM alanlarında Kız Çocukları ve Kadınların Güçlenmesi, bu alt komitelerden biridir. Bu kapsamda, STEM elçilerinin belirlenmesi ile bilim merkezlerine kız öğrencilerin katılımının teşviki alanlarında uygulama önerileri geliştirdik." dedi.
Bu çalışmalarla hedeflerinin, kız çocuklarının ve kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında fırsatlara eşit biçimde erişmesini sağlamak olduğunu söyleyen Göktaş, bu vizyonunun somut örneklerinden birinin de Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi olduğunu aktardı.
Göktaş, 2016'dan beri yürüttükleri bu projeyle, mühendislik fakültelerinde okuyan başarılı kız öğrencilerine özel sektör işbirliğiyle burs ve staj imkanı sunduklarını ve bugüne kadar 1864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduklarını söyledi.
Bu çabanın, gençlerin cesaretini büyüten ve onları küresel ölçekte rekabetçi kılan kalıcı sonuçlar üreteceğine inandıklarını vurgulayan Göktaş, bugün gençlerin bir fikri sadece hayal etmekle kalmadığını, onu veriyle beslediğini, teknolojiyle geliştirdiğini ve girişime dönüştürerek dünyaya açtığını belirtti.
"Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok"
Çocuklara ve gençlere daha güvenli bir dijital ortam sunmayı amaçlayan sosyal medya düzenlemesine de değinen Göktaş, artık sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı değil, çocukların psikososyal gelişimini doğrudan etkileyen güçlü bir ekosistem haline geldiğine, bugün birçok ülkenin, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi ve kapsamlı tedbirler aldığına dikkati çekti.
Göktaş, ülkelerine özgü, dengeli ve uygulanabilir bir model geliştirmek amacıyla bir yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürüttüklerini, bu kapsamda küresel örnekleri, özellikle İngiltere ve Avustralya'daki gelişmiş düzenlemeleri detaylı şekilde incelediklerini belirtti.
Sivil toplum kuruluşlarıyla, sosyal medya platformlarının temsilcileriyle, ailelerle, çocuklarla düzenli istişareler gerçekleştirdiklerini vurgulayan Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
"Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardık. Nitekim benzer şekilde pek çok ülke de bu alanda somut adımlar atmaya başlamış durumda. Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor: 'Oyunları yasaklayacak mısınız?' Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız. "
Göktaş, Türkiye'de faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı oyun platformlarında, ulaşılabilir bir yasal temsilciyle kullanıcı haklarını koruyan bir sisteme geçmek istediklerini, oyunların hangi yaş grubuna uygun olduğunun önceden derecelendirilerek sunulmasını da önemsediklerini ifade etti.
Bir sorunla karşılaşıldığında, muhatabı belli, süreci hızlı ve sonuç alıcı bir düzen kurulmasını istediklerini aktaran Göktaş, "Bazı çevrelerin bu hassas konuyu 'yasak geliyor' diye sunmasını doğru bulmuyoruz. Gençlerin kaygıları üzerinden algı oluşturulmasına da izin vermeyeceğiz." dedi.
Göktaş, kadının potansiyelini görünür kılan her adımı, kalkınmanın yereldeki karşılığını büyüten güçlü bir hamle olarak gördüklerini, kamu kurumlarında ve özel sektör işbirlikleriyle eğitimden mentörlüğe, finansal destekten profesyonel gelişime uzanan kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile 81 ilde kadın girişimcileri destekleyen çalışmalar yürüttüklerini aktaran Göktaş, Yükselen Kadınlar Programı kapsamında 7 bölgede buluşmalar gerçekleştirerek, yerelden ulusala ve uluslararasına uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturduklarını söyledi.
Göktaş, öte yandan bu programın önemli bir ayağı olan Girişimcilik Eğitim Tırı ile Karadeniz Bölgesi'nden başlayarak 9 ilde 1000'e yakın kadına ulaştıklarını, bunun yanı sıra kurulmasına destek oldukları 1319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırdıklarını, kadın emeğini pazara daha güçlü biçimde sunduklarını ifade etti.
"Kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarımızı sürdüreceğiz"
Öte yandan, "kadingirisimci.gov.tr" platformuyla tüm destek ve teşvikleri bir araya getirdiklerini anımsatan Göktaş, "Hepsiburada ile işbirliğimizde e-ticarete adım atmak, işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik. Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programıyla yaklaşık 800 kadının STEM alanında eğitim almasını sağladık. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için Kadınlar için Enerji Okulunu hayata geçirdik." diye konuştu.
Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.
Temiz teknolojilerde rekabetin sadece yenilik hızında değil. dayanıklılıkta ve süreklilikte de yaşandığını belirten Göktaş, kadın girişimcilerin tam da bu noktada fark oluşturduğunu, disiplinli yönetim anlayışlarıyla, işbirliğine açık yaklaşımlarıyla, toplumsal faydayı gözeten kararlarıyla çözümleri büyüttüğünü, etkisi ölçülebilir, sürdürülebilir modeller ortaya koyduğunu ifade etti.
Göktaş, GCIP 2024 Türkiye Hızlandırıcısı döneminde kadınlara iş fikirlerini bir üst aşamaya taşımaları için desteklerini sunduklarını, 2025'te de temiz teknolojide kadın girişimcilerin yolunu açan bir programı yürüttüklerini söyledi.
"Toplumsal Etkide Öncü", "Yenilikçi", "En İyi Gelişim Gösteren" ve "Genç Kadın Girişimci" kategorilerinde Bakanlığın özel ödüllerini takdim edeceklerini aktaran Göktaş, şunları kaydetti:
"Bugün ödüllerini takdim edeceğimiz girişimler, bir fikrin nasıl değer ürettiğini, nasıl istihdam doğurduğunu, nasıl ihracat potansiyeline dönüştüğünü gösteren somut örneklerdir. Her bir başarı, başka bir kadının kapısını aralayan güçlü bir işarettir. Kız çocuklarına 'bilim de benim, teknoloji de benim, girişimcilik de benim' dedirten en etkili motivasyon, işte bu görünür başarı hikayeleridir. Temiz teknoloji alanında çalışan tüm kadın girişimcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."
Kadın Girişimciliği, hakkında bulmak istediğin nedir?












